parallax background

Viyana Gezi Notları

Bosna Hersek – Hırvatistan Gezimiz (3) – Plitvice Gölleri
8 Ekim 2018
Milano Gezisi için İpuçları
9 Ekim 2018

En sevilen gezi rotalarından biri olan Viyana’ya birden fazla kez gitmiş biri olarak Avusturya’nın ünlü başkentinde yapılabilecekleri ve oradaki deneyimlerimi paylaşmak istedim. Umarım Viyana’daki deneyimlerimin herkese faydası olur. Bence Viyana’yı hakkıyla gezebilmek için en az dört gün ayırmak gerekiyor. Yazımı da olabildiğince bu süre içerisinde gezilebilecek ve öncelik verilmesi gereken yerlerle sınırladım.



Öncelikle Viyana’daki havaalanı (Schwechat) hemen her havaalanı gibi şehrin biraz dışında yer alıyor. Ama şehir merkezine gitmek için birçok yol var. Metroyla çok uygun bir fiyata (en son 4,40 Euro’ydu.) gidilebiliyor. Ama biraz daha hızlı bir yol isterlerse hızlı trende (adı ‘CAT’) var. Yanlış hatırlamıyorsam kişi başı 16 Euro gibi bir fiyatı vardı. Ama bu tren gece belli bir saatten sonra yok. Ama Viyana’ya ilk defa gidecekler için taksi de bir seçenek olabilir. Havaalanından Şehir merkezindeki bölgelere taksi 40-45 Euro tutuyor. Biraz maliyetli olsa da birkaç kişilik grup için ideal diye düşünüyorum.

Viyana’nın merkezinde ring adı verilen bir bölge var. Aslen Ringstrasse isimli bu caddenin iç kısmı ve hemen dışı Viyana’nın asıl turistik ve tarihi kısmını oluşturuyor. Bu bölgeye ne kadar yakın konaklanırsa, gezilecek yerlere de o kadar kolay ulaşılır. Toplu taşımanın tüm merkez durak ve istasyonları da bu bölgede yer alıyor. Tabi otel fiyatları da buna paralel olarak yükseliyor ancak bu bölgede de hemen her fiyata iyi oteller bulunabilir. Aşağıda ring caddesinin haritada bir görünümü var.

i

Kalacak yeri ve ulaşımı hallettiğimize göre gezilmesi gereken önemli noktalardan bahsetmeye başlayabiliriz. Ring’in içinde, hemen hemen tam ortasında, Stephensdom adındaki büyük katedral yer alıyor. Bu bölgeye gidip de görmemek mümkün değil. Katedralin dışarıdan görüntüsü kadar içerisi de etkileyici. İçerisinden küçük bir ücret karşılığı kuleye çıkıp Viyana manzarasını izleyebilirsiniz. Katedralin altında veba salgınından kalma toplu mezarlar bulunuyor. Bir rehber eşliğinde bu mezarları gezmek de mümkün. Tek yapmanız gereken katedralin içinde göreceğiniz aşağı inen merdivenin önünde beklemek. Belirli aralıklarla başlayan turlara buradan katılabilirsiniz. Hatırladığım kadarıyla ücreti kişi başı 7 Euro’ydu. İlginç bir deneyim sunan bu tura katılmak gerektiğini düşünüyorum. Birde belirli günlerde akşamları katedralin içinde klasik müzik konseri oluyor, eşimle beraber gitmiştik. Akustik muhteşemdi. Zamanınız olurda konsere denk gelirseniz kesinlikle tavsiye ederim. Biletleri Katedralin girişindeki bilet satış noktasından alabilirsiniz.

Katedralden çıkınca biraz ileride Zanoni&Zanoni adlı bir dondurmacı var. Hemen her zaman dolu olan bu yer dondurma sevenler için çok iyi bir seçenek. Onlarca çeşit dondurmaları ve geniş bir menüleri var.

Ring’in iç kısmı tamamen tarihi ve turistik bir bölge. Sayısız mağaza ve restoran var. Her yolda bu bölgeye çıkıyor, yürüyerek gezilecek boyutta bu yüzden bence her yeri bir günde gezmeye çalışmak gereksiz. Boş kalan zamanlarda bu bölgede, ara sokaklarda gezilerek her seferinde yeni yerler keşfedilebilir.

En büyük opera binası da yine Ring’in içerisinde, daha doğrusu hemen kenarında. Görmemek mümkün değil. Önünde bilet satanlar insanlar var. Ayrıca binanın kendi bilet satış noktası da var. Bilet fiyatları oturulacak konuma göre çok farklılık gösteriyor. Ama yine de fiyatlar yüksek gelirse oldukça uygun fiyata (2-3 Euro gibi) ayakta izleme şansı var. Ayrıca gündüz binanın içini gezdiren turlarda bulunuyor. İmkan olursa Viyana’ya gitmişken opera binasında bir gösteri izlemek gerekir diye düşünüyorum. Ayrıca binanın önüne dev ekran koymuşlardı. Oradan da içerdeki gösteri canlı izlenebiliyordu.

Opera binasının hemen yanında köşede Hotel Sacher var. Burada Viyana’nın meşhur ‘sacher torte’sini yiyerek melanj kahvesi içebilirsiniz. Kahveye bir şey diyemem ama sacher torte bize biraz fazla tatlı gelmişti. Yine de gitmişken denenmeli.

Pastane, tatlı demişken hemen Ring’in içerisinde Habsburg Sarayı’na oldukça yakın konumda bulunan ‘Demel’ pastanesine değinmeliyim. Çok çeşitli tatlılar var, hepsi oldukça iyi. Dondurmaları da güzel. Pastanenin içi bile dekorasyonuyla görmeye değer.

Habsburg Sarayı hemen Demel’in karşısında. Avlularında gezilebiliyor. Sarayın içinde özel turlarla hazine dairesi v.b. yerler de gezilebiliyor. Ayrıca sarayın bir kısmında belirli saatlerde beyaz ispanyol atlarının gösteri yaptığı bir bölümde var. Ben gitmedim ama kızım çok mutlu olmuştu. Bence özellikle çocuklar için kaçırılmayacak bir fırsat. Sarayın hemen yanında Volksgarten adlı muhteşem bir park bulunuyor. İçini gezmeden Viyana’dan ayrılmamak gerekir.

Sarayın eski şehir tarafında değil de Ring caddesinin karşı tarafında birbirine simetrik iki bina var, biri Doğal Tarih Müzesi diğeri Sanat Tarihi Müzesi. İlgi alanına göre ikisi de gezilebilir. İkisi de çok güzel ancak tam olarak gezmek oldukça zaman alıyor. Bu iki müzeyi tamamen gezmek için bir gün ayırmak gerekiyor.

Şimdi gelelim söylemeden geçemeyeceğim bir yere. Ring’in içerisinde çokta bilinmeyen ancak çok güzel bir pasaj var. Adı Palais Ferstel. Bu pasajın içinde “Beaulieu” adında bir Fransız restoranı bulunuyor. Ev yapımı çeşit çeşit şarapları, çok güzel mezeleri ve yemekleri var. Öğlen ya da akşam gidilmeli. Fiyatları Viyana şartlarında ortalama düzeyde, ne ucuz ne de pahalı. Adresi: Herrengasse 14, 1010 Wien, Austria. Aşağıda fotoğraflarını görebilirsiniz.

Şimdi gelelim şinitzele. Şinitzel Viyana’nın meşhur yemeği ve şinitzel yemek için her yerde tavsiye edilen en meşhur yer “Figlmüller” adlı restoran. Güzel mi? Evet güzel. Özellikle de patates salatası.  Bununla birlikte Figlmüller hem çok kalabalık ve çok sıra oluyor hem de bu kalabalık nedeniyle insan hızlı hızlı yiyip kalkma ihtiyacı hissediyor. Rezervasyonsuz gitmemek gerekiyor. Ama ben onun yerine “Pürstner”i de öneririm. Orası da eski şehrin içerisinde. Hem daha boş, hem aynı kalite de hem de mekan oldukça güzel. Orada şinitzel olarak beef şinitzel (dana eti) yenmeli, yanına da mutlaka patates salatası istenmeli. Adresi: Riemergasse 10, 1010 Wien, Avusturya. Fotoğrafı da aşağıda.

Ring üzerinde yukarıda bahsettiğim müzelerin ilerisinde Parlamento binası yer alıyor. Sadece dışardan gezilebilir. Onun biraz ilerisinde ise Rathaus denilen belediye binası bulunmakta. Bu binanın önündeki meydanda çeşitli aktiviteler yapılıyor. Açık havada yapıldığı için soğuk havada pek bir şey olmayabilir ancak tüm yaz mutlaka açık hava sinema festivali, çeşitli ülkelerin yemek standları v.b.  türde aktiviteler oluyor. Mutlaka gidip görülmeli.

Rathaus’un tam karşısında “Landtmann” isimli eski ve meşhur bir pastane var. Buranın tatlıları ve çeşit çeşit içecekleri gerçekten iyi. Şinitzeli de gayet başarılıdır. Burada en kötü bir tatlı yenmeden geçilmemeli. “Aperol Gespritz” ya da limonatayı tavsiye ederim. Rathaus’un biraz ilerisinde de Votiv Kilisesi yer alıyor. Landtman’dan rahatlıkla görünüyor.

Yemek için bir diğer değişik alternatif “Plachutta Wollzeile”, adresi: Wollzeile 38, 1010 Wien. Özel Yemekleri: Tafelspitz. Haşlanmış dana etini suyuyla ve bu suda haşlanmış sebzelerle ilginç bir şekilde servis ediyorlar. Tavsiye ederim. Aşağıda bir fotoğrafı var.

Merkeze çok yakın Nashmarkt adlı bir alan var. Burası aslında bitpazarı. Son kısmına da haftasonları bitpazarı kuruluyor. Ama pazarın onun dışındaki kısmı yenilenmiş ve dünya mutfaklarından restoranların olduğu, ayrıca hediyelik eşya, peynir, şarap v.b. şeylerin satıldığı bir alana dönüşmüş. Merkezden yürüyerek gidilebilir. Oldukça yakın.

Merkezin dışında ise metroyla rahatlıkla gidilebilecek yazlık saray “Schönbrunn” var. Sarayın içi gezilmiyor ancak bahçeleri çok güzel. Ayrıca bahçelerin bir köşesi Tiergarten yani hayvanat bahçesi. 250 yıllık, çok büyük ve güzel bir hayvanat bahçesi, bence mutlaka gidilmeli. İçinde oldukça ilginç yapılar ve aktiviteler var. Saray ve hayvanat bahçesini gezmek bir gününüzü alabilir. Bahçeleri gezdiren küçük bir tren var, herhangi bir durağından binilebiliyor. Zaman kazandırır diye düşünüyorum.

“Prater” ise yine metroyla rahatlıkla gidilebilecek bir lunapark. Oldukça büyük ve çok eğlenceli aktiviteler var. Trenler v.b. şeyler oldukça iyi. Mümkünse akşam gidilmeli. 24 saat açık deniyor ama belli bir saatten sonra pek kimse kalmıyor. Toplu taşıma da gece saat 12-01’den sonra oldukça sınırlı. Çok geç kalmamakta fayda var.

Belediye binasının (Rathaus) karşısında Schottentor isimli bir metro ve tramvay durağı var. Oradan 38 no.lu tramvayla son durağı olan “Grinzig”e gidilebilir. 30 dakika civarında sürüyor. Burası Viyana’ya göre konum olarak biraz yukarıda olan eski bir kasaba. Şarap üretilen bir yer. Halihazırda burada Avusturyalıların Grinzing Meyhaneleri dedikleri, ailecek gittikleri ve geleneksel müziklerin çaldığı yerler var. Buralarda ev yapımı şaraplar içilip geleneksel yemekler yenebilir. Ancak mutlaka akşam gidilmeli.

Ring’e yakın bir konumda “Hundertwasser Haus” bulunuyor. Hundertwasser meşhur bir mimar. Farklı bir mimarlık anlayışı var. Hundrtwasser Haus denilen yerde yaptığı bir bina ve pasaj var. Gidilip görülebilir. Oldukça ilginç.

Yine merkeze yakın Mariahilfer Strasse adında bir cadde var. Metronun WestBahnhof (kuzey tren istasyonu) durağında inilip aşağıya merkeze doğru bu caddeden yürünebilir. Alışveriş için büyük mağazalar bulunuyor ancak fiyatlar konusunda çok da avantajlı olmadıklarını söylemeliyim.

Bu kadar gezilecek yere rağmen zaman kalırsa Westbahnhof’tan (Otele de sorulabilir trenin nerden kalktığı çünkü bildiğim 3 tane büyük tren garı var.) Salzburg şehrine trenle gidilebilir. 3 saat süren bir tren yolculuğu. Günübirlik gidilip gelinebilir. Salzburg oldukça güzel ve gidilmesi gereken bir şehir. Tepedeki kale mutlaka gezilmeli. Şehrin içi de çok güzel. Mozart’ın çocukluğunu geçirdiği ev bu şehirde. Küçük bir şehir sabah erken tenle çıkılıp akşam dönülürse yeterli olur.

Diğer önerilerime gelirsek; Viyana’ya varınca ilk iş metro duraklarının içinde yer alan makinelerden bilet almak olmalı. Oradaki sistemde biletler alınıp cepte taşınıyor. Tek seferlik basmalı biletler pahalıya gelir. En uygunu haftalık bilet. 16 Euro civarı olmalı ama cebe konulup 1 hafta boyunca tüm metro, otobüs ve tramvaylara binilebilir. Tek biniş 2,20 Euro olduğu düşünülürse oldukça avantajlı. Tek dezavantajı pazartesiden pazara geçerli olması. Ona dikkat edilmeli. Perşembe günü de alsanız takip eden Pazar günü geçerliliğini kaybediyor. O yüzden hafta başı gidiliyorsa Pazartesi, Salı, Çarşamba gibi o zaman alınsa daha iyi olur. Onun dışında birde 72 saat, 24 saat gibi biletler var. Onlara bakılabilir. Turistlere özel kampanyalı biletler de var çeşitli yerlere girişlere indirim sağlıyormuş ama ben hiç almadım.

Bu bahsettiğim yerleri bulmak aslında çok kolay. Her yere tramvay, metro var. Kaldığınız otelden bir Viyana haritası temin edebilirsiniz. Yoksa turist info kiosklarından ücretsiz alabilirsiniz. Haritalarda metro haritası da yer alıyor. Gelişmiş bir metro ve tramvay ağı var.

Üstte de yazdığım gibi bahsettiğim yerleri hakkıyla gezmek en az 4 gününüzü alır. Ancak Viyana’da bu şekilde geçirilecek dört günün sizde muhteşem anılar bırakacağına inanıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir